KLİNİK LABORATUVAR TESTLERİ
Bu kitapta, klinik laboratuvarcılık hizmetleri kapsamında en fazla gereksinin duyulan 370 test parametresi ile ilgili bilgiler yer almaktadır.
Gebelik Döneminde Labaratuvar Testleri
Kitabın birinci kısmında, gebelik döneminde labaratuvar hizmetlerine en fazla ihtiyaç duyulan klinik durumlarla ilgili bilgilere yer verilmiştir.
Gebeliğin Labaratuvar Testleri
Üzerine Etkisi
Kitabın ikinci bölümü Gebeliğin Analiz parametreleri üzerine etkilerini değerlendirmek amacıyla yapılmış araştırma sonuçlarının derlenmesinden oluşmuştur.
Ulaşım Krokisi
İhsaniye Mah. Ahmet Vefik Paşa Caddesi Kuruluş Apartmanı No:3-A NİLÜFER / BURSA
Diyabet ve Metabolizma » ŞEKER HASTALIĞI “ÖNLENEBİLİR” BİR HASTALIKTIR

Son araştırmalar, herkesin kolaylıkla uygulayabileceği tedbirler sayesinde, şeker hastalığına yakalanma riskinin belirgin şekilde azaltılabileceğini gösterdi. Uzmanlar, artık şeker hastalığını ertelenebilir ve hatta önlenebilir bir hastalık olarak kabul ediyor.
Yakın zamana kadar ailevi yatkınlığı olan kişilerde şeker hastalığının önlenmesinin mümkün olduğuna inananların sayısı hiç de fazla değildi. Genel olarak kabul gören düşünceye göre, ailevi eğilimi olan kişilerde ‘genetik özellikler tarafından belirlenen gün’ geldiğinde şeker hastalığının ortaya çıkması kaçınılamaz bir durumdu. 
Sonuçları yayınlanmış olan iki büyük araştırma, bu kaderci yaklaşımın doğru olmadığını açık bir şekilde gösterdi.

  • Finlandiya’da gerçekleştirilen “Fin Diyabeti Önleme Çalışması” olarak adlandırılan ilk araştırmada, gerek ailevi özellikleri gerekse fazla kiloları nedeniyle diabete eğilimi olan ve şeker yükleme testi neticelerine göre “prediyabet” yani şeker hastalığının ön aşamasında bulunduğu belirlenen 522 kişi iki gruba ayrılarak 5 yıl boyunca takibe alındı. Başlangıçta bütün özellikleri birbirinin aynı olan bu iki gruptan birine sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz uygulaması konusunda eğitim verilirken, diğer gruba herhangi bir müdahelede bulunulmayarak normal yaşamlarına devam etmeleri söylendi. Ortalama 5 yıllık takip sonucunda, fazla kiloların bir kısmından kurtulma, düzenli fiziksel aktivite yapma, sağlıklı besinlere yönelme konularında eğitilen ve bu eğitimin gereğini yerine getiren grupta, şeker hastalığına yakalanma oranının %58 daha düşük olduğu görüldü.
  • Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleştirilen ve pek çok özelliği nedeniyle Finlandiya’da yapılan çalışmaya benzeyen “Diabeti Önleme çalışması” da hemen hemen aynı sonuçları teyid etti. Bu iki araştırmanın sonuçlarını beraberce değerlendiren uzmanlar, artık şeker hastalığının ertelenebilir ve hatta önlenebilir bir hastalık olduğuna inanıyorlar. Bu iki önemli araştırmanın sonuçlarını çok kısa bir şekilde özetlersek, vücut ağırlığını %5-10 oranında azaltmanın, besin seçimi konusunda dikkatli olmanın ve haftada 5 gün 30 dakikalık tempolu yürüyüş yapmanın, şeker hastalığının ön aşamasında olan kişilerde, hastalığın ortaya çıkma riskini yarı yarıya azalttığını söyleyebiliriz.
Şüphesiz ki, kilo fazlası çok olan kişilerin, yalnızca %10’luk kilo kaybı ile yetinmeyip vücut ağırlıklarını ideale yakın bir seviyeye getirmeleri ve günlük fiziksel aktivite süresini 30 dakikadan daha uzun tutmaları, şeker hastalığına yakalanma riskini çok daha fazla düşürecektir. Görüldüğü gibi, bilimsel araştırmalar, hiç de zorlayıcı olmayan ve herkes tarafından kolaylıkla uygulanabilecek bazı basit tedbirler sayesinde, yaşam kalitemizi düşürebilecek ve yaşam süremizi kısaltabilecek çok önemli bir hastalık olan şeker hastalığından korunmamızın mümkün olduğunu kanıtlamaktadır.

...